Bizi Takip Edin

13 Şubat 2015

BONZAİ, Artık Herkesin Sorunu!!!

Öncelikli olarak bağımlılığın tanımı ile başlayabiliriz; bağımlılık kişilerin bedensel, ruhsal sağlıklarına, sosyal yaşamlarına, zihinsel işlevlerine zarar vermesine rağmen belirli bir eylemi tekrarlamaya yönelik önüne geçilemez bir istek duyma halidir. Bağımlılık yapıcı maddeler genellikle yaşamsal değildir, yani hayatın devamlılığı için gerekli olmayıp daha çok rahatlama gibi keyif verici etkilerinden dolayı kullanılmaktadırlar. Bu bağımlılık belirli maddelere karşı olabileceği gibi madde dışı etkinlikler ile de gelişebilmektedir (bilgisayar ve internet kötüye kullanımı, alışveriş bağımlılığı, kumar bağımlılığı gibi).

Bağımlı diye tabir edilen kişi madde kullanımını kontrol etmekte güçlük çeker, kullandığı maddenin veya eylemin dozunu giderek arttırır, zarar verdiğini görmesine rağmen bir türlü bırakamaz, aile ilişkileri, sosyal çevre ve arkadaş hatta okul iş ilişkileri bozulur, madde kullanmadığı zamanlarda da ruhsal ve/veya fiziksel bir yoksunluk durumunu yaşar.

Bağımlılık yapıcı maddelere örnek olarak sigara, alkol, esrar, eroin, kokain, morfin ve yakın zamanda ciddi sorun haline gelen bonzai verilebilir. Yoğun bir şekilde medyada da gündemi meşgul eden bonzai ve benzeri türlerin kullanımının artışı halk sağlığına ciddi bir tehdit boyutundadır. Aslında ülkemizde daha çok ‘Bonzai’, ‘Jamaikan’ gibi ticari isimleri ile bilinseler de bu maddeler sentetik kannabinoidgrubu üyeleridir. Piyasaya girdikleri dönemde ‘’yasal yepyeni bir marihuana, yasal kafa yapıcılar, yeni bir trend tasarım, asla bitmeyen bir öykü’’ gibi masalsı tanımlarla hızlıca reklamları yapılmış, yasal oldukları yanılgısı yaratılmıştır. Farklı coğrafi bölge ve ülkelerde farklı isimlerle tanınsalar da şu anda yapay madde pazarının ana oyuncuları konumundalar ve halk sağlığına ciddi tehlike arz etmekteler. Ayrıca birçok ülke ve eyalette yasak maddeler listesine alınmış bulunmaktalar.

Bizim ülkemizdeki sentetik kannabinoid grubu maddelerin ticari isimleri yukarıda da belirtildiği gibi bonzai ve jamaikan’dır. Avrupa’da Spice, Amerika kıtasında K2, Avustralya’da Kronic ismi ile bilinmekteler ve sürekli bu yapay madde pazarına yeni tür ve isimler eklenmektedir. Bunlar bilinenin aksine adı üstünde sentetik, yani yapay maddelerdir, laboratuar ortamında üretilmektedirler. Bu maddeler aslında piyasada yeni yeni bilinir hale gelseler de daha 1960’lı yıllardan itibaren ilaç üretim amacıyla molekülleri çalışılmıştır. Kanserle mücadelede kilo kaybını önlemek, kusmayı engellemek ve hatta ağrı kesici olarak tasarlanmış, daha sonra bağımlılık yapıcı etkileri fark edilince de bu ajanlar ilaç piyasasında kendilerine yer edinememişlerdir. Ancak bazı laboratuarlarda yasadışı üretimi yapılıp ilk kez 2004 yılında Avrupa’da Spice adı ile ‘yasal kafa yapıcı madde’ olarak internetten piyasada satışı yapılmıştır. Ardından 2005 yılından itibaren ABD`de de satışa sunulmuştur.

Bu maddeler aslında doğal değildir. Yapay, sentetik maddeler olarak toz halinde üretilip daha sonra bitkisel ürünlere püskürtülerek yanlış bir inanış olan doğal madde algısı yaratılmaktadır ve ‘bitkisel sigara karışımı, hava temizleyici, tütsü’ olarak parlak, genellikle gümüş rengindeki dikkat çekici ambalajlar ile satışı yapılmaktadır. Çoğu ambalaj üzerinde ‘insan kullanımı için değildir’ ibaresi yer almaktadır. Bunun tek nedeninin yasal sorunlardan kaçınma gayreti ve bir pazarlama stratejisi olduğu anlaşılmakta, en nihayetinde insan ve özellikle de genç nüfus tarafından kolay ulaşılıp yoğun olarak kullanılmaktadır. Günümüzde satışı yaygın olarak internet üzerinden yapılmakta, ayrıca telefon sipariş hatları ve madde satıcıları aracılığıyla da ulaşımı son derece kolay olan bir maddedir. Yurtdışında ek olarak benzin istasyonları, yerel tütün satışı yapan marketler ve ‘head-shops’ adı ile bilinen yasal maddelerin satıldığı butiklerde de bulunabilmektedir.

 

 

Peki diğer maddelere göre kullanımı neden bu kadar yaygındır ?

Bunun birkaç nedeni olabilir. İlk olarak piyasaya sürüldüğünde reklamı ; ‘esrara benzer fakat daha güçlü ve yepyeni bir etki’den bahsedilerek yapılmış, bu da oldukça merak uyandırmıştır. Yukarıda saydığımız satış yerlerinden dolayı ulaşılabilirliği son derece kolay bir maddedir (internet, satıcılar...). Kolay ulaşılabilir olmasının yanında yapay bir madde olduğu için oldukça ucuzdur. Ucuz olması da çalışıp para kazanan yetişkinler kadar öğrencilerin de harçlıkları ile ulaşabilecekleri bir madde olmasını sağlamaktadır. Ayrıca yasal nedenler ile madde takibinde olan kişilerin de  rutin idrar testlerinde kolay tespit edilememesi nedeniyle adli sorunlardan kaçınmak için tercih ettikleri bir üründür. Bu kadar popüler olmasının bir diğer nedeni de başlarda yanıltıcı bir şekilde `yasal ve güvenli` bir madde şeklindeki yanıltıcı sunumudur.

Yaygın olarak kullanılmasına rağmen henüz ülkemizde kapsamlı bir yaygınlık çalışması bulunmamaktadır, bu konudaki veriler yetersizdir. Yurtdışındaki birkaç çalışmadan özellikle ABD’deki yayınlarda 17-19 yaş arası genç erkeklerde, ilk sınıflardaki kolej öğrencilerinde %8 - 11 arası bir kullanım sıklığından bahsedilmektedir. Bu sonuçlar da genellikle ilk kullanımın lise yıllarında başladığını göstermektedir. Bir diğer çalışmada da 16-28 yaş aralığındaki sentetik kannabinoid kullanımı %11 - 17 arasında bulunmuştur. Zehir kontrol merkezlerine her yıl gelen bu maddelere dair soruların giderek artması durumun ciddiyeti hakkında endişe uyandırmaktadır. Gençler özellikle risk grubundadır. Yasal önlemler, bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları ile yurtdışında kullanımı kısmen azalsa da halen esrar sonrası en sık kullanılan maddedir. Esrar kullanımı olan kişiler bonzai kullanımı için de riskli grup olarak belirlenmiştir ve bonzai kullananlarda ek madde kullanımı da sık görülmektedir (alkol, esrar, tütün, sigara).

Özellikle ergenler ile genç yetişkinler arasında popüler olan bu maddeyi kullananlara neden bonzai kullandıkları sorulmuş ve alınan yanıtlar arasında en sık *merak etme, *kafa yapma , *rahatlama ve *iyi hissetme için kullandıkları öğrenilmiştir. Ayrıca madde etkisini görme, pozitif test sonucundan kaçınma ve yasaları atlatma, popüler olması ve daha önce esrar ve diğer madde kullanımının olması gibi yanıtlar da verilmiştir.

Bonzai hakkında bilinenler kadar bilinmeyenler de çok fazladır. Her gün bu madde ile ilgili bilgiler artmakla beraber günümüzde 100’den fazla türünün olması durumu zorlaştırmaktadır. Esrardan daha güçlü bir etkisi olduğu vurgulanmakta, esrara göre çok daha sık acil servis başvuruları bildirilmektedir. Etkisi saniyeler içinde hızlıca başlamakta, bazen saatlerce sürebilmektedir. Kalp damar sistemi ve sinir sistemi başta olmak üzere bedendeki bir çok sistemi etkilemekte ve çok fazla ve çeşitli yan etkisi bulunmaktadır. Etkisi esrara benzer şekilde beyin ve diğer organlarda bulunan tutmaçlara bağlanma şeklinde olmakta ancak bağlanması daha güçlü olduğundan riski ve zararı esrardan daha fazla olduğu ileri sürülmektedir. Risklerden biri de ambalaj içindeki doz miktarı ve türlerin tam olarak bilinememesidir, farklı miktar ve türlerden kaynaklı zehirlenme ve kaza ile doz aşımı riski vardır.

Şimdiye kadarki acil servise başvurulardan bilinen yan etkileri arasında kan basıncındaki hızlı artış ve düşüşler, nabızda hızlanma ve yavaşlamalar, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve ergenlerde kalp krizi, şiddetli ağız kuruluğu, göz kızarıklığı, terleme, açlık hissi, bulantı ve kusma, hayal görmeler sayılabilir. Ayrıca ciddi bir etkisi de bazı vakalarda  bildirilennöbet geçirme öyküsüdür. Bir defalık kullanımda dahi ölüm riski mevcuttur!!!.

Bedensel zararlarının dışında ruh sağlığına da bir çok olumsuz etkisi bildirilmektedir. Bilişsel düzeyde düşünmede zorluklar, kafa karışıklığı ve nerede olduğunu hatırlayamama, düşünce blokları ve duraksayan konuşmalar, hatta konuşamama hali, hafıza sorunları ve hatırlamama, dikkat alanında değişimler tariflenmektedir. Davranışsal bozukluklara da neden olmaktadır. Aktivite düzeyinde belirgin yavaşlama gibi daha nadir görülenden daha sık rastlanan aşırı hareketlenme, huzursuzluk ve ajitasyon, yerinde duramama, öfke hali, hatta kabuslar bildirilmektedir. Duygudurum değişimleri de sık bildirilen etkileri arasındadır, bunlar en sık olarak anksiyete ve panik hali, ayrıca huzursuzluk, kontrol edilemeyen kahkaha, öfke ve mutsuzluk halleri ve kabarmış duygudurum, intihar fikirleri şeklinde sıralanmaktadır. Son olarak algı alanında da değişimler bildirilmektedir, gerçekdışı algıların olması, paranoid düşünceler, işitsel ve görsel yanılsamalar, halüsinasyonlar, hatta psikotik ilk ataklar ve alevlenmeler vakalarda bildirilmiştir.

Bonzainin uzun süreli kullanımında ise zaman içerisinde `çekilme sendromu` diye bilinen yoksunluk belirtileri yaşanmaktadır. Yoksunluğun başlıca belirtileri anksiyete ve çarpıntıdır. Ayrıca baş ağrısı, uykusuzluk, huzursuzluk, gece kabusları, titremeler, kas ağrıları da görülebilir. Bu duruma özel bir tedavi bulunmamakta, o evredeki kişiye destekleyici tedavi ile bir kaç vakada yararlı olmuş ilaç desteği önerilmektedir.

Sentetik kannabinoid kullanımını nasıl tanıyabiliriz ?

En önemli yardımcı araç aslında klinikte alınan bilgi ve vakadan alınan öyküdür, kişinin ruhsal durum muayenesi ve yukarıda sayılan diğer fiziksel belirtiler geçici olabileceğinden yanıltıcı olabilir. Sürekli olan bir yorgunluk, gözlerde kızarıklık, psikotik belirtiler ruh sağlığı ve acil çalışanları için uyarıcı olmalıdır. Bazen acil servislerde yukarıda bahsedilen belirtilerin çoğu akut dönemde görülebilir. Esrardaki gibi kendine has bir kokusu olmadığından kişinin yanında bulunabilecek pipo veya sigara sarma kağıtları bir ipucu olabilir. Rutin idrar testinin pozitif gelmesi yararlıdır ancak negatif gelmesi kişinin bonzai kullanmadığı anlamına gelmez. Şimdiki olanaklar ile 100`ün üzerinde olan farklı türe her geçen gün yenileri eklenmekte ve ancak 20`ye yakını belirli laboratuarlarda taranabilmektedir.

Bonzai ve benzeri madde bağımlılıklarına özel bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Akut zehirlenmelerde tedavi geliş belirtilerine yönelik yapılır, acilde öncelikli olarak sıvı replasmanı ile yaşamsal fonksiyonların izlemi önerilir. Anksiyete, ajitasyon, panik hali, davranışsal sorunlar ve psikoz gibi durumlarda ilaç tedavisinden yararlanılmaktadır. Madde kötüye kullanımı ve bağımlılıklarda tedavi süreci kolay değildir, yaşamın tüm alanlarını içeren kapsamlı yaklaşımlar gerekir. Koruyucu müdahaleler bu alanın olmazsa olmazıdır, sentetik kannabinoidlerin zararlı etkilerine dair toplumda farkındalık çalışmalarına ağırlık verilmesi önemlidir.

Peki bonzaidahil genel olarak madde kullanımı ve bağımlılığı düşünüldüğünde kimler risk altındadır?

Ruhsal sıkıntıların yoğun yaşandığı kaotik aileler, fiziksel yada ruhsal rahatsızlıkların varlığı, çocuk ihmal ve istismarının olması, aile içi şiddet, ailede madde kullanan bireylerin varlığı, yanlış yetiştirme tutumları, ebeveyn çocuk arası bağlanma sorunları, okul başarısında düşme, okulda içe kapanık aşırı utangaç olma veya şiddet davranışları gösterme, zayıf sosyal beceriler ve duygularını ifade etmekte güçlükler, stresle başa çıkma yetisinde düşüklük, hayır diyememe, uygunsuz davranış ve tutumları olan arkadaş grupları, yakın çevrede uyuşturucu kullanımının onay görmesi risk faktörleri arasında sayılabilir.

Bunlardan farklı olarak güçlü, pozitif aile bağlarının olması, ebeveynlerin çocuklarının çevresi ve yaptıklarından haberdar olması, çocuklarının yaşamları ile ilgili olmaları, aile içi kuralların açık ve net olması ve bunlara uyulması, okul başarısının desteklenmesi, okul ve benzeri kurum ve kulüplerle bağların kurulması ve güçlendirilmesi, uyuşturucu kullanımı ile ilgili doğru bilgilendirmelerin yapılması koruyucu faktörler arasında sayılabilir.

Unutulmamalıdır ki bağımlılığın ilk adımı bir kere kullanmaktır. ‘Bir kereden bir şey olmaz’, ‘istersem bırakırım’,  ‘ben asla bağımlı olmam’, ‘bıraktım, bir daha da başlamam’ gibi temel yanlış inanışlar tehlikelidir. Bağımlılığın irade ile bir ilgisi yoktur, herkes bağımlı olabilir, ayrıca bu madde kullanımlarını merak edenler yola ben bağımlı olacağım diye çıkmazlar. Bağımlılıkta tam olarak bir iyileşme hali yoktur, daha çok düzelme ve temiz kalma durumu söz konusudur, o nedenle bağımlılarda her zaman geriye dönüş riski vardır. Başlamamak en iyisidir.

Herkese sağlıklı, güzel, bağımsız günler dileriz...

 

*Çocuk AkılSağlığı ve Rehberliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

tmrs76@yahoo.com