Bizi Takip Edin

13 Temmuz 2018

Ergenlik ve Şiddet

Ergenlerin Şiddetle Baş Etmesini Desteklemenin Bir Yolu: 10 Maddede Kendime Bakmak

Ergenlik, çocukluk ve yetişkinliği bağlantılayan bir ara dönemdir. Ergen, biraz çocuk, biraz bebek, bazen fazlasıyla yetişkindir. Ergen, geride kalan on yıllık çocukluk dönemini kaybetmenin yasını yaşarken, henüz başlamamış olan yetişkinliğin, yirmili, otuzlu yaşların provasını da yapar. Zaman zaman bir bebek gibi anne-babasının kucağında sevilmek, yanında yatmak isterken, bazen bana çocuk muamelesi yapmayın diye çıkışır. Ergen, kendi başına bağımsız olmak ve ailesinden uzaklaşarak bir arkadaş grubuna bağlı olmak ihtiyacını dengelemekte zorlanır. İçinde bulunduğu arkadaş grubu ailesinin yerini alır. Anne babanın, ergenin arkadaşlarını yargılamadan, paylaşımlarına yer yer katılarak, uygun destekleyebilmesi çok önemlidir.

Her bireyin yaşam amacı; kendini, kendi varlık nedeni doğrultusunda gerçekleştirmektir. Ergen, kendi varlık bulacağı yaşam alanını belirlerken, “varoluşsal kırılganlık”, “var olmama” korkusu içinde, “bir olasılığın olanaksızlığının” kaygısı içinde bunalabilir. Ergenlerin %25’i ölmüş olma düşüncesi, isteği duyabilir. Ölüm fikrine yakınlaşmak ve hayatı sorgulamak, insanı karamsar ve kötü bir ruh haline sevk etmekten çok, değer yargılarıyla dolu bir yaşama yöneltebilir (Yalom 1999). Günümüzde ‘ben nesli’ olarak tanımlanan bencil, haz peşinde, değer üretmekten uzak, insanları kendi isteklerini gerçekleştirmek için kullanmayı olağan gören, hiçbir değere bağlanmayanların yanı sıra kendini ölümüne bir aşırı radikal düşünce ve gruba şiddetle bağlayan gençleri görebilmekteyiz.

Ergenlik döneminde, aşırı teknoloji ve internet kullanımı, uygunsuz cinsel, sosyal ilişkilere girme, sokak çetelerine katılma, sigara, alkol, madde kötüye kullanımı, hızlı araba kullanma, saldırgan davranışlar gibi çeşitli riskli davranışların ya da spor, ders çalışma, hobiler edinme, sağlıklı beslenme gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkların temelleri atılır. Anne babanın yanısıra öğretmenlerin görevi, ergenin içine girdiği riskli davranış denemelerini fark etmesini, deneyim kazanmasını ve deneyiminin sonuçlarını anlamlı bir yere koymasını desteklemektir. Riskli davranışlar arasında sigara, en yaygın kullanılan, yaşam kalitesini bozan, alkol ve diğer madde kullanımıyla, dürtüsellik, davranış sorunları, kendine zarar verici davranışlar, intihar davranışıyla ilişkili bulunan önemli bir sağlık sorunudur. Örneğin İstanbul Bakırköy Amatemde yapılan bir toplum araştırmasında 10. sınıf öğrencilerinden rastgele seçilen 4957 kişi arasında sigara kullanımı %24.4, nargile kullanımı %45.4 bulunmuştur (Evren 2014). Beynin fiziksel yapısı ve kimyasal dengesini kullanılan sigara, alkol ve madde kalıcı şekilde değiştirebilmektedir. Teknolojinin aşırı kullanımı da aynı şekilde beyin yapısını bozmaktadır. Bu zararın ergen tarafından iyi anlaşılması gerekir.

Ergenle erken cinsel deneyimlerin sınırlarının konuşulması gerekir. Flört ettiklerinde el ele gezme aşamasında kalmaları uygundur. Omuzdan tutma, sarılma aşaması ileri arkadaşlık evresinde olabilir. Cinsel ilişkinin, 18 yaşını doldurmadan, eğitimini tamamlamadan, ekonomik olarak ayakları üzerinde duracağını hissetmeden, bir eşin sorumluluğunu alabilecek olgunluğa erişmeden başlaması uygun değildir. Aktif cinsel yaşamı başladığında cinsel yoldan bulaşıcı hastalıkları ve gebelikten korunmayı öğrenmesi gereklidir. Ergen gebelikleri ne yazık ki bütün dünyada ve ülkemizde önemli bir sağlık sorunudur.

Travma, diğer yaşam deneyimleriyle anlamlı bütünleşemeyen ağır stres olayıdır. Bu stresle oluşan öfke duygusu ve şiddet davranışı, travmayla baş etmek için gereken savaşma ya da kaçma enerjisini beraberinde taşır.  Kompleks travma, çocukluk çağında, ilk on yaşta yaşanan, sıklıkla çocuğun tanıdığı bir kişi/kişiler tarafından uzun süreli istismar ve ihmal travmasıdır. Kompleks travma ile bir çocuğun başetme; savaşma ya da kaçma olanağı yoktur ve travmatize eden etken karşısında donakalır. Psikolojik savunma olarak dissosiyasyon düzeneği işler ve travmatize ruhsal parça işlemlenemeden bilinçdışına atılır.  Bilinçli farkındalık alanında ise, hayatı oynayarak sürdüren benlik, bedenindeki acıyı deneyimlemekten uzak durmaya çalışır.1,2 Üniversitemizde yaptığımız bir çalışmada polikliniğimize başvuran olguların neredeyse yarısında ruhsal travmatik etki (% 45.2) saptadık (Şar 2014). Özellikle bu ergenlerin, bölünmüş, dağınık zihin yapısından çıkarak, kim olduklarını fark edecekleri olgunluğa ulaşmaları için uygun desteklenmeleri gerekmektedir. Özellikle travmatize ergenler, hafıza problemlerinden, dikkat süresinin kısalığından şikayet ederler. Ödevler, oda düzeni gibi konularda organizasyon becerileri kısıtlıdır.

Öğretmenler ve ebeveynlerin, ergenlere `yol haritalarını’ oluşturmalarında ve takip etmelerinde destek sunmaları gerekir. Ergenleri uygun davranışlara motive etmelerinin en etkili yolu, onlara yapacakları eylemin uzun vadede değil de kısa vadede kendilerine katacaklarının üzerinde durmak olacaktır. Ergenler bir dakikadan diğerine kendilerini daha farklı hissederler. Ergenlerin çoğu, daha fazla eğlenmek, arkadaşları ile daha fazla zaman geçirmek, kendi hayatları üzerinde daha fazla kontrole sahip olmak ve daha fazla özgürlük ister. Öğretmenler, ergenlere bu zorlu dönemi anlamalarına yardımcı olarak destek olabilirler. Ergenin gündelik işlerinde bir program oluşturmasına yardımcı olabilirler. Düzenlerini devam ettirebilmeleri için somut bir plan gereklidir. Bir rutin oluşturmak, gündelik sorumluluklarını yerine getirebilme yetisini yeniden kazandırır. Ergenlerin yapmaları gereken bazı şeyler heyecanlı değildir ve çaba sarf etmelerini gerektirir. Ergen, spor, drama, oyunculuk, müzik, matematik, satranç, kitap okuma, ahşap işçiliği, el sanatları gibi aktivitelerden en az üçüne katılabilmelidir. Bu aktivitelere ayrılan zaman, en az teknolojiyle, internetle geçirilen süre kadar olmalıdır.

Bağımlılık yaratan aktiviteler yerine, farklı, sağlıklı aktivitelerde bulunmak stresi azaltacağı gibi, beden ve beyin gelişimini de güçlendirip, ergenin gerçek anlamda bağımsızlığına, özgürlüğüne, en yüksek potansiyeline kavuşmasına yardımcı olur. Ergenlerin şiddetle baş ederek, yapıcı davranışlara yönelebilmesi, üretken, başarılı yetişkinler olabilmesi için, öğretmenlerin ve ebeveynlerin desteğiyle uygun, yeni deneyimler edinmeye, iç ve dış dünyasında yeni bağlantılar kurmaya çalışması gereklidir. Aşağıdaki uygulama ergenin kendini geliştirme sürecini destekleyebilir.

ON MADDEDE KENDİME BAKMAK

  1. Şiddet, yıkıcı, ezici, yok edici davranış biçimidir. Şevkat, yapıcı, var edici davranış biçimidir. Ne kadar şiddetle, ne kadar şevkatle davranıyorum?
  2. Yıkılırsan, ezilirsen canın acır. Ben acı duyabiliyor muyum? Acı duyduğumda öfkeleniyorsam acımdan uzak duruyorumdur. Acı duygum korkuya, korku duygum öfkeye dönüşmüştür. Öfkem neye benziyor?  Resmini çizer, boyarım.
  3. Acı duyan yalnız çocuk halimi hatırlıyor muyum? Hatırlayabilirim. Kollarımla kendimi sarıp içimdeki çocuğu kucaklayabilirim. Kalbim kırıldı, kırık parçalarımı yapboz parçaları gibi topluyorum. Kimler beni nasıl kırmıştır?
  4. Kırgın gücenik mi kalacağım? Ezildiğim için ezmek zorunda değilim. İntikam peşinde koşmak zorunda değilim. Yaşadığım kötülüklerden nasıl dersler çıkarabilirim?
  5. Yıkıcı davranışlara, ezici güç oyunlarına, kendimi olmadığım gibi göstermeye gerçekten ihtiyacım var mı?
  6. Sevgi, şevkatin parmak izidir. Kendime, kimlere sevgiyle dokunabiliyorum? 
  7. Gerçeklik, anlamlı paylaşımla oluşur. Anlamlı paylaştığım neler var?  Hangi renk gözlükle dünyaya bakıyorum? Hangi renkleri denemek istiyorum?
  8. Ben nasıl bir insanım? ? İyi/kötü/ çocuk/ yetişkin yanlarım arasında denge var mı? Kişilik özelliklerim? Depresif hallerim? Spor, dans, müzik aktivitelerim?
  9. Sosyal ilişki ağımda kimler var? İlişkisel zorluklarım? Ailede bana en yakın en uzak kişiler kimler? İnsanlardan ihtiyacım olan yardımı isteyebiliyor muyum?
  10. Güçlükleri nasıl taşırsam güçlenirim? Hangi özelliklerimi güçlendirmek isterim? Kendime mektup yazabilirim. Ben yaşam yolculuğunda bir kahraman olsam nasıl olurdum? Neyin peşinde olurdum?

 

KAYNAKLAR

Barkley RA, Robin AL.Benton CM. Your defiant teen. 10 steps to resolve conflict and rebuilt your relationship. Guilford press, New York, 2008.

Evren C, Evren B, Bozkurt M. Tobacco use among 10th grade students in Istanbul and related variables. Asian J Psychiatr 8:69-75, 2014

McFarlane, A.H., Bellissimo, A, Norman G.R. Family structure, family functioning and adolescent well-being: the transcendent influence of parental style. Journal of Child Psychology Psychiatry 5:847-64, 1995.

Sar V, Onder C, Kilincaslan A, Zoroglu SS, Alyanak B.Dissociative identity disorder among adolescents: prevalence in a university psychiatric outpatient unit. J Trauma Dissociation.15(4):402-19, 2014.

Yalom I. Varoluşçu Psikoterapi, Çev.: Zeliha İyidoğan Babayiğit, kabalcı Yayınevi, İstanbul, 1999.

King R A, Rutherford JV. Adolescence. Lewis’s Child and Adolescent Psychiatry, A comprehensive textbook 5. Baskı, Wolters Kluwer, China kitabında, sy 99-110, 2018.

*İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh sağlığı ve Hastalıkları A.D.

Çocuk ve Aile Rehberliği Derneği, www.careder.org

Yönetim Kurulu Başkanı

Prof. Dr. Behiye ALYANAK

behiyealyanak@hotmail.com